Hayat, her anı bir öğrenme fırsatı sunan bir yolculuktur. Her gün, dünyayı daha derinlemesine anlamak için yeni bir şeyler öğreniyoruz. Ama ya öğrenmenin kendisi bizi dönüştürüyorsa? Öğrenmek yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda bizi şekillendiren, toplumu dönüştüren ve anlam arayışımıza katkı sağlayan bir süreçtir. Bu yazıda, “hal-i pür melalimiz” gibi bazı düşünsel durumların, öğrenme süreciyle nasıl kesiştiğine dair pedagojik bir bakış açısı sunacağım. “Hal-i pür melalimiz” terimi, bir tür ruh halini ifade eder; bu, insanın derin bir sıkıntı, kayıp veya kararsızlık içinde olduğunu gösterir. Fakat bu halin tam karşıtı da öğretici olabilir. Nasıl mı? Gelin, öğrenmenin dönüştürücü gücünü ve bunun…
Yorum BırakGünlük Fikirler Yazılar
Bitter Çikolata Günlük Ne Kadar Tüketilmeli? Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Bazen bir kelime, bir sembol ya da bir tat, bir insanın yaşamını dönüştürebilir. Edebiyatın gücü de tam burada devreye girer; çünkü kelimeler, yalnızca anlam taşıyan birimler değil, aynı zamanda duygusal ve düşünsel dünyamızı şekillendiren, dünyaya bakışımızı yeniden tanımlayan güçlü araçlardır. Örneğin, bitter çikolata… Tatlı, keskin, karmaşık ve bazen acı… Bu tat, sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda sayısız anlam, çağrışım ve metafor içerir. Bitter çikolatanın ne kadar tüketilmesi gerektiği sorusu, ilk bakışta basit bir sağlık önerisi gibi görünebilir; ancak bu soru, derin bir edebi yansımanın ve sembolik bir çözümlemenin kapılarını…
Yorum BırakBitkisel Hayatta Hasta Ne Hisseder? Felsefi Bir Analiz Bir insanın hayatta olup olmadığını değerlendirmek, en basit haliyle organik işlevlerinin devam etmesiyle ilişkilidir. Ancak, bu sorunun içinde, yaşama dair daha derin, varoluşsal bir boyut yatmaktadır. Peki, bedensel işlevler devam ederken zihin kapanmışsa, ya da bilinç yoksa, o kişi “yaşıyor” sayılabilir mi? Bitkisel hayatta bir hasta ne hisseder? Eğer bilinç yoksa, bir insanın deneyimleyebileceği her şey ortadan kalkar mı? Eğer ortada bir deneyim varsa, o deneyim bizim anlayış sınırlarımızın çok ötesinde olabilir mi? Felsefe, insanın bu tür sorulara cevap arayarak, hayatın ne olduğunu, ölümün ne demek olduğunu ve bir insanın “gerçekten” ne…
Yorum BırakPsikolojik EFT Nasıl Yapılır? Toplumsal Yapılar ve Bireysel Duygular Arasındaki Etkileşim Hayatın karmaşası içinde, çoğumuz içsel sıkıntılar ve streslerle başa çıkmaya çalışırken, bazen neyi nasıl hissettiğimizi anlamakta zorlanıyoruz. Kendini ifade etme, duygusal iyileşme ve zihinsel dengeyi bulma süreçleri, her bireyin kişisel yolculuğunda farklı şekilde şekillenir. Ancak, bu süreçte toplumsal yapılar ve kültürel normlar da büyük bir rol oynar. Peki, bu noktada bir çözüm olarak karşımıza çıkan psikolojik EFT (Emotional Freedom Techniques – Duygusal Özgürlük Teknikleri), bireylerin duygusal blokajlarını çözmelerine nasıl yardımcı olur? Psikolojik EFT, oldukça basit gibi görünebilir, ancak toplumsal yapılar ve bireylerin psikolojik iyileşme süreçleri arasındaki etkileşimi incelediğimizde çok…
Yorum BırakKasık Leğen Kemiği Sakatlığı ve Siyaset Bilimi Üzerine Analiz: Toplumsal Düzenin Bedensel Yansıması Siyaset biliminde sıkça karşılaşılan tartışmalardan biri, toplumların yapısal temelleri ve iktidar ilişkilerinin nasıl biçimlendiğidir. İktidarın, toplumsal yapılar üzerinde ne kadar güçlü bir etkisi olduğunu anlamak için fiziksel bedenin toplumsal yansımasına bakmak önemlidir. İnsan bedeni, sadece biyolojik bir varlık olmaktan çok, toplumsal ve politik güç ilişkilerinin bir yansıması haline gelir. Bu yazıda kasık leğen kemiği sakatlığını, toplumsal yapılarla ve güç ilişkileriyle karşılaştırarak ele alacağız. Toplumların düzeni ve işleyişi, tıpkı insan bedeninin işleyişi gibi, dikkatle yapılandırılmalıdır. Bu analize, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları çerçevesinde derinlemesine bir bakış…
Yorum BırakGeçmişi Anlamanın Bugünü Yorumlamadaki Rolü Geçmiş, yalnızca eski bir zaman dilimi olarak değil, bugünümüzü şekillendiren dinamik bir süreç olarak karşımıza çıkar. Geçmişi anlamak, sadece tarihin bir kronolojisi değil, aynı zamanda toplumların, kültürlerin ve ideolojilerin evrimi hakkında derinlemesine bir kavrayışa sahip olmak demektir. Bu anlayış, bugününü şekillendiren kararlar, toplumsal yapılar ve tarihsel miraslar hakkında daha bilinçli bir bakış açısı sağlar. Tarihi bir olay veya figürle ilgili yapılan bir yorum, o dönemin şartlarını yansıttığı kadar, içinde bulunduğumuz çağın değerleri ve perspektifleriyle de şekillenir. Bu yazıda, “cümle eş anlamlısı var mı?” sorusunun tarihsel bir bağlamda ele alınıp, toplumsal dönüşüm süreçlerinde ve kırılma noktalarında…
Yorum BırakCPV Hangi Ülkede? Bir sabah, iş yerinde arkadaşımın bilgisayarında “CPV hangi ülkede?” yazılı bir arama gördüm. Sadece kısaltmayı görüp hemen ne olduğunu düşündüm: Acaba bu bir ülkenin kısaltması mı? Yoksa yeni bir ticaret anlaşması mı? Yine de merak ettim, ne olduğunu araştırmadan duramazdım. Sonra öğrendim ki, CPV, aslında Portekizce “Cabo Verde” olarak bilinen ve İngilizce’de Cape Verde olarak geçen bir adalar topluluğunun resmi adı. Peki ama Cape Verde tam olarak nerededir? Ve bu küçük ada ülkesinin küresel anlamdaki yeri nedir? Bugün bu yazıda, CPV’nin tarihi köklerinden, günümüzdeki sosyo-ekonomik yapısına kadar derinlemesine bir keşfe çıkacağız. Ve daha da önemlisi, bu küçük…
Yorum BırakÇocuklarda Sürekli Kusma: Bir Hastalığın Belirtisi mi, Yoksa Daha Derin Bir Anlam mı? Hayat, bir yandan anlam arayışının peşinden sürüklerken, diğer yandan da hastalıklar, acılar ve kayıplar gibi ölümcül gerçeklerle karşı karşıya bırakır. Peki, bir çocuk sürekli kusuyorsa, bunun ardında sadece biyolojik bir hastalık mı vardır, yoksa varoluşsal bir anlam arayışı mı gizlidir? Felsefi düşünceler, bu tür tıbbi durumlardan çok daha derin, bazen karanlık ve bazen de aydınlatıcı alanlara dokunur. İnsanlık, yüzyıllardır varoluşunu ve sağlığını anlamak için felsefi yöntemlere başvurmuştur. Çocuklarda sürekli kusma gibi somut bir belirti, aslında daha geniş bir soruya işaret eder: Varlık, acı ve anlam nedir? Çocukların…
Yorum BırakÇanakkale Halkı Nereli? Felsefi Bir Sorgulama Bir insanla tanıştığınızda, genellikle ilk sorduğunuz sorulardan biri “Nerelisin?” olur. Peki, birinin “nereli” olduğunu belirleyen gerçekten coğrafi bir sınır mıdır, yoksa kimlik, tarih ve aidiyetin karmaşık dokusunda mı gizlidir? Çanakkale halkı nereli sorusu, görünürde basit bir coğrafi sorudan öteye geçerek etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifleriyle ele alınabilir. İnsan, kendi kimliğini tanımlarken hangi bilgi kaynaklarına güvenir? Etik olarak, bir bireyi veya topluluğu tek bir kategoriye sıkıştırmak doğru mudur? Ontolojik olarak, “Çanakkale halkı” ifadesi, bir topluluk varlığı olarak mı yoksa bireylerin toplamı olarak mı anlam kazanır? Etik Perspektiften: Aidiyet ve Toplumsal Sorumluluk Etik, insanların neyin doğru…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Yönetim Bilişim Sistemleri ve Eğitimde Anlam Arayışı Gelişen dijital çağda insan zihninin öğrenme serüveni, sadece bilgi edinmekle kalmayıp öğrenme stilleri ve deneyim temelli yaklaşımlarla zenginleşiyor. Bugün, bireyler bilgiye erişim hızının artmasıyla birlikte, bilgiyi özgün bağlamlarda anlamlandırmak ve eleştirel düşünme süreçlerini geliştirmek zorunda. Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS) eğitimleri, teknoloji ile iş dünyasını buluşturan disiplinlerarası bir yolculuk sunarak öğrenenleri sadece bilişim araçlarıyla tanıştırmakla kalmıyor; aynı zamanda onların yaşam boyu öğrenenler olmalarına olanak tanıyor ve öğrenmenin dönüştürücü gücünü somutlaştırıyor. Bu yazıda, Türkiye’deki özel üniversitelerde YBS programlarının pedagojik çerçevesini, öğrenme teorileri bağlamında tartışacak ve eğitimde geleceğe dair düşünsel köprüler kuracağız. Yönetim…
Yorum Bırak